Sıkça Sorulan Sorular

Gümüş-Bakır İyonizasyon sistemi ne zamandan beri uygulanıyor?

Bakırın dezenfeksiyon amacıyla kullanımı Antik Mısır'dan günümüze dek taşınmış bir kültür. M.Ö 2400'lü yıllara ait tıbbi metinlerde içme suyu ve yara dezenfeksiyonunda bakırın kullanıldığını görüyoruz. Bakırın bu özelliğine Hipokrat metinlerinden, Roma, Aztek, Hint ve Pers medeniyetlerinin kalıntılarına kadar pek çok kaynakta rastlanmaktadır.

Gümüş'ün anti-bakteriyal özelliği ise binlerce yıldır bilinmekte. Tarihte ilk gümüş madenleri M.Ö 2500'de, bugünkü Anadolu topraklarında Mezopotamya halkı tarafından işlenmiştir. Tarihçi Herodot, Pers İmparatorluğu'nun su tanklarını buradan çıkan gümüş ile kaplayarak suyun tazeliğini ve hijyenini sağladıklarını yazmıştır. Tarihe tıbbın babası olarak geçen Hipokrat da 'gümüşün bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesinde kullanılabileceğini' belirtmiştir.

Günümüzde İYONTEK'in hizmete sunduğu gümüş-bakır iyonizasyonun temeli ise 1960'larda NASA'nın uzaya gönderilen araçlarda astronotların içme ve kullanım suyu dezenfeksiyonunu sağlamak amacıyla geliştirdiği tekniğe dayanmaktadır.

Gümüş-Bakır İyonizasyon sistemi hangi alanlarda uygulanıyor?

Gümüş-Bakır İyonizasyon sistemini suyun olduğu her alanda uygulayabiliyoruz.

Sıralamak gerekirse tüm konutların, özellikle de hastane ve turistik tesislerin kullanım suları, yüzme havuzları, su depoları, soğutma kuleleri, seralar, besi çiftlikleri ve arıtma tesislerini belirtebiliriz.

Gümüş-Bakır İyonizasyonu neden faydalı?

Canlı yaşamında pozitif yüklü bakır iyonunun önemi ancak eksikliğinde anlaşılmaktadır. Kan dolaşım sistemi olan bütün canlılar, hemoglobin yapılarında 4 adet pozitif yüklü bakır iyonu bulundururlar. Bu iyonlar akciğerlerden elde edilen oksijeni hücre kapısına taşıyan bir nevi mıknatıs görevi görürler. Bizler bu bakır iyonunu kendimiz sentezleyemeyiz, sadece toprakta yetişen bitkilerden elde edebiliriz. Son yıllarda yaşanan vahşi tarımın etkileri toprakta bulunan bakırın ciddi oranda azalmasına neden olmuştur. Bakır iyonu eksikliği önemli sağlık sorunlarının temelini oluşturur. Sağlığımız için bakır iyonlarını gereken dozda almalıyız.

Gümüş ve Bakır İyonları nasıl etki ediyor?

Bakır iyonları pozitif yüklü oldukları için su içerisinde rastladıkları negatif yüklü bakteri duvarını tahrip ederler. Arkasından gelen pozitif gümüş iyonları bakterilerin RNA ve DNA yapılarını öldürür ve böylece canlı yaşam formlarına son verir. Kısaca bakteri ve virüslerin yaşamasına izin vermezler.

Gümüş-Bakır iyonizasyon sistemi su dezenfeksiyonunda ne kadar etkili?

Bilinen en etkin ve en sağlıklı yöntemdir. Ozon ve UV sistemlerinde olduğu gibi, sudaki bakterinin kendisine taşınmasını beklemez, suyun ulaştığı her noktada bakteri film tabakasını parçalayarak olduğu yerde yok eder. Tüm boru devrelerinde, derz aralıklarında, vana çeperlerinden duş ve musluk başlıklarına, depo yüzeylerinde oluşan film tabalarına erişmesi mümkündür. Ayrıca klor gibi uçucu değildir, sudan buharlaşmaz.

Gümüş-Bakır İyonizasyon sisteminin herhangi bir yan etkisi var mı?

İyonizasyon suda partikül olarak metal bulundurmaz, elektrotlardan suya katılan gümüş ve bakır iyon halindedir. Dolayısıyla hiçbir şekilde sağlığa zararlı değil aksine faydalıdır.

İyonların miktarına gelince, su içerisinde bulunması gereken gümüş-bakır iyon seviyesi Sağlık Bakanlığı tarafından 1,4 ppm ve 0,08 ppm olarak belirlenmiştir. (İngiltere Sağlık Bakanlığı bu seviyeyi 3 ppm olarak açıklamıştır.) İYONTEK sistemlerinde kullanılan düzey ise 0,2 - 0,4 ppm aralığında bakır, 0,02-0,04 ppm aralığında gümüş olarak karşımıza çıkar. Ayrıca KOSGEB desteği ile geliştirilen İYONTEK cihazlarındaki otomatik bakır tespit sensörleri sayesinde belirlenen seviyeler kontrol altına alınmıştır.

Gümüş-Bakır İyonizasyon sistemi nasıl ve ne kadar tasarruf sağlıyor?

Gümüş-Bakır İyonizasyon sistemi tüm kullanım alanlarında ciddi oranda tasarruf sağlıyor. Örneğin havuzların yıllık klor tüketiminden % 90 ,yosun öldürücü tüketiminden % 100 tasarruf elde ediliyor. Özellikle açık havuzlarda uygulanan şoklama işlemine gerek kalmıyor. Ters yıkama sıklığı oldukça azalıyor, denge tankının temizlik ihtiyacı ortadan kalkıyor, böylece işçilik giderleri azalıyor… Tüm bu tasarrufun yanında kanserojen bileşikleri hayatınızdan çıkarmış oluyorsunuz!

Gümüş-Bakır İyonizasyon sisteminin çevre dostu özellikleri neler?

Sistemimiz 'Trihalomethan' oluşturmaz. Ph dengesini etkilemediği için ph düşürücü asit kullanımını azaltabilirsiniz. Atmosfere klor gazı salınımını engellersiniz. Stabilizatör kullanımı olmadığından 'siyanürük asit' kullanımı hiç yoktur. Bu nedenle azalan ters yıkama zorunluluğu ile birlikte su tüketiminiz de doğal olarak azalır. Enerji tüketiminiz ciddi olarak azalacağı için göreceli olarak fosil yakıt tüketimine olan etkiniz azalmış olacaktır, bu da karbon salınımını azaltmış olacaktır. Sadece İstanbul'da binlerce havuzun olduğu düşünüldüğünde bu tüketimleri toplayınca ne kadar ciddi bir kimyasal, enerji ve su tüketiminden tasarruf edildiği ortaya çıkacaktır. Konutlar, alışveriş merkezleri, çamaşırhaneler hastaneler ve turistik tesislerde ise temizlik malzemesi kullanımında %80'e varan tasarruf sağlayarak kimyasal atıklarının önüne geçiyoruz. Kısacası 'sürdürülebilir yaşam politikaları'nda iyonizasyon mutlaka yer almalıdır.